Türk Milliyetçileri olarak yapmamamız gereken ve yaptığımız hataların sonucu karşımızda ki siyasi hasımlarımıza fikri üstünlüğümüzü kabul ettiremiyoruz. 21.yüzyılda mücadele sistematiğimizi gözden geçirmeliyiz. Aşağıdaki özet tespitlileri dikkatlerinize sunmak isterim.
Sosyal medya bu gün siyasal Türk Milliyetçileri’nin en fazla kullandığı araçtır. Aslında Türkiye’deki birçok siyasal unsurun kullandığı araçtır da aynı zamanda. Çünkü bu ortamı kullanan ve siyasi propaganda yapmanın maliyeti ucuz, denetimi diğer yayın araçlarına göre nispeten gevşektir. Ancak en önemlisi, bu alan da teknoloji’nin nimetleri olarak sayabileceğimiz birçok bilgiye ulaşmak kolay ve zahmetsizdir. Bu durum doğruluğu veya yanlışlığı bilgiyi bulup paylaşanın bilgisiyle doğru orantılı bilgi kirliliğini de beraberinde getirmektedir. Diğer taraftan kasıtlı yanlış bilgi sunumu ve bu bilgilerin önü ve arkasını bilmeyenlerin paylaşımına sunulması kasıtlı bir çalışmanın da eseri olabilmektedir.
Maddi güç ölçülebilir. Manevi güç ise maddi gücün insani çarpanıdır.
[1]Sanal ortamın taraflara sağladığı manevi güç ölçümü içinde bir vasıtadır aynı zamanda. Maddi gücü denetlenen bir toplumun manevi gücünün denetimi de ayrıca önemlidir. Toplumun her katmanını ilgilendiren bir konu olmakla beraber konumuz siyasal Türk Milliyetçileri’nin sanal ortamı nasıl kullanmalarıdır.
İnterneti eğer siyasetinizin propaganda aracı olarak düşünüyorsanız davranışlarınız, kullanma alışkanlıklarınız farklı olmalıdır sanal ortamı. Eğer sanal ortam yardımıyla teknolojinin nimetlerini günlük hayatınıza bütünleşmiş şekilde kullanmak istiyorsanız farklı olmalıdır. Türk Milliyetçilerinin sanal ortamı çok boyutlu kullananları olmakla birlikte, genelde siyasi propaganda amaçlı kullandıkları gerçektir. Bu tespit aynı zamanda diğer siyasal hasımlarımızın da malumudur. Dolayısıyla sosyal ağlarda paylaşım yapan veya forumlarda düşüncelerini zikredenlerin hemen hemen hepsi bir merkez aracılığıyla denetlenebilmektedir. İnternet arama motorları sayesinde ulaşabildiğiniz bir bilgi, aynı zamanda istatiksel bir sistemin de aracı olmaması için hiçbir sebep yoktur.
Son zamanlarda hâkim medya’nın tartışma konularıyla, internette takip edilen, tartışılan siyasi içerikli konuların at başı gittiği tespitini yapabiliriz. Hatta devletin çeşitli kurumlarıyla olması muhtemel krizlerin çok öncesinde internet ortamında tartışıldığını ve çıkan krizin sunduğu fırsat aracılığıyla sonuçlanan değişimlerin nihai sonucuyla doğru orantılı açık bir propaganda’nın çok önceden yapıldığını da tespit edebilirsiniz. İşte bu tespit internetin toplum mühendisliği için de en çok kullanılan araç olduğunun da tespitidir.
Toplumun algısını yönetmek, değiştirmek, dönüştürmek isteyen güçler, manevi gücünü, hassas sinir noktalarını bu vasıtayla ölçüp tespit edebildikleri gibi, kendi siyasi tezlerinin başarısı için sizdenmiş gibi görünüp, karın ağrılarınızın da sebebini öğrenerek kendi siyasi propagandalarına alet edebilmektedirler. Bu konuda en sağlam örnek anayasa referandumu öncesi yapılan tartışmalar ekseninde AKP’nin MHP’nin uzun zamandır ihmal ettiği bir konuyu tespit ederek, siyasi talebinin zaferi için engel gördüğü hasımını zor durumda bırakmıştır.
Pehlivanoğlu’nun 12 Eylül darbesini yapanlarca nasıl mağdur edildiği ve haksızlığa uğrayarak asılması meselesini gündeme AKP tarafından getirilmesi birçok ülkücüyü/Türk Milliyetçisini ikilem içinde bırakmıştır. Benzer birçok husus da aslında açık kaynak konumundadır. Ortaya çıkan bu durum Türk Milliyetçileri’nin psikolojik operasyona
[2] ne kadar açık bir yapı durumunda olduklarının da göstergesidir.
Yapılması gereken nedir bu durumda? Sanal ortam da yapılacak paylaşımların istismara yönelik faaliyetler ekseninden çıkartılarak, hasmın siyasi propagandasına karşı propagandayla cevap verebilecek bir niteliğe bürünmesi gerekmektedir. Bunun için önce dimağlara ve yüreklere hitap esas olmalıdır. Yüksek onur ve seciyemizi, birlik ve beraberliğimizle birlikte dayanışmamız Türk Milliyetçisi şuur içinde sabır, metanet ve cesaretin öne çıkartılması gerekmektedir.
[1] Prof.Dr. Ümit ÖZDAĞ, İSTİHBARAT TEORİSİ s.223
[2] ‘’Hasım gücün iradesi başka yöntemlerle eritmek, çürütmek, çözmek ve tahrip etmek de mümkündür. Hasım gücün iradesine yönelik savaşa psikolojik savaş denir.’’(Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ. İSTİHBARAT TEORİSİ, Psikolojik Savaş s.221