23 Ekim 2014, Perşembe
Anasayfa | Künye | İletişim | Haberiniz Olsun Ana Sayfan Yap Açılış Sayfası Yap | Haberiniz Olsun sık kullanılanlara ekle Sık Kullanılanlara Ekle | Haberiniz Olsun RSSRSS
Loading
MEHMET OĞUZHAN ALTUN
Milli Olmayan Eğitim Sistemi Üzerine Saptamalar
24 Ağustos 2013                987 kez okundu.             Yazar E-posta:mehmetoguzhanaltun@yandex.com
Facebook Paylas

 (Necmettin Hacıeminoğlu Hoca’nın anısına)

 

‘’Bize bir gençlik lazımdır. Temelinde cehalet, duvarlarında riya, tavanlarında dalkavukluk bulunmasın.’’

Hüseyin Nihal ATSIZ

 
 
Son yıllarda yaşanan eğitim çıkmazı şüphesiz Milliyetçi hareket için oldukça önem arz etmektedir. Siyasi otorite ve bürokratların elinde seçim vaadi ile  bir nevi oyuncak haline gelen milli eğitim sorunu kısa zaman içinde çözüme kavuşmadığı takdirde Türk Dünyasının işini çok ama çok zorlayacak,gençlerimiz emperyalist devletlerin hegemonyasından kurtulamayacaktır. Türk Dünyası ancak Milliyetçi,Türklük şuuru ile dolup taşan,ahlaklı ve fazilet sahibi gençlerimizin elinde yükselecektir. Çünkü bir ülkeyi ancak bilgili, onurlu,milliyetçi ve çalışkan fertler kalkındırabilir.
 
Günümüz gençlerinin en büyük sorunlarının başında Milli ülküden yoksunluk ve yabancı hayranlığı gelmektedir. Gençlerimiz Milli kültür ve ülkünün yoksunluğundan yahut azlığından dolayı sadece anı düşünen,gelecek kaygısı ve ülke sorunlarını dert etmeyen  batı hayranlığında boğulmuş fertler haline gelmek üzeredir. Türk Milletinin üzerinde oynanan bu toplum mühendisliği oyunu devam ettiği takdirde  I. GÖKTÜRK DEVLETİ ’ nin başına gelenler 16. Türk Devleti olan TÜRKİYE CUMHURİYETİ ’nin karşısına çıkacaktır. Türklük bilinci ile yetişmeyen Türk Gençliği M. KEMAL  ATATÜRK ’ün gösterdiği muhasır medeniyetler seviyesine varacağını düşünmek trajikomik bir hesap hatasıdır...
 
Şimdi sorulması gereken soruların başında geleceğin Milliyetçi Türkiye’sin de  belirli yerlere ve makamlara oturacak olan Türkçü dava adamları Milli eğitim ve gençlik konusunda nasıl bir yol izlemeli sorusu olacaktır. Bu bağlamda seçenekler ve uygulanacak adımlar şahsım adına şöyle düşünülmüştür.
 
-  Yabancı bir ülkeden alınan rol-model milli eğitim sistemi
-  Türkiye Cumhuriyeti’nin hazırladığı özgün bir milli eğitim  sistemi.
 
Gibi iki seçenek karşımıza çıkmaktadır. Mühim olan sorunların en kısa sürede çözülmesi gerektiğinden  bu iki fikri harmanlamak yapılacak en doğru harekettir.
İdol alınacak ülkelerin başında ve belki Türk Devletlerinin Milli eğitim konusunda takip etmesi gereken tek ülke JAPONYA ’dır. Çünkü :
 
-  Japon milli eğitim sistemi Fen ilimleri kadar ahlaki gelişime , ülke tarihine ve Milli kültüre oldukça önem veren bu konuda dünyada oldukça saygın bir yer edinen yegane ülkedir.
 
-  Japonya vatandaşlarına her konuda oluğu gibi eğitim konusunda da çalışkanlık,devamlılık ve milli ülkü aşılamıştır.
 
-  Japonya’da okur yazar oranı %99 dur. Bu da eğitim bilincinin ülkemizden kat ve kat üstün olduğunu gösteriyor ( Japon dilinin zorluğunu unutmayınız.)
 
 
Sabit ve  Siyaset oyuncağı olmayan bir eğitim sisteminden dolayı sürekliliğin ve kalkınmanın ne demek olduğunu ikinci cihan harbinden sona tüm dünyaya gösteren tek ülkedir.
 
JAPON MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİ
 
Japon milli eğitim sisteminde bütün çocukların eşit potansiyele sahip oldukları tezi ileri sürülür. Öğrenci başarısındaki farklılıklar bireysel farklılıklardan değil genel olarak bireysel çaba,azim ve öz disiplin gibi farklılıklardan kaynaklanmaktadır. Dersler bireysel farklılıklara göre düzenlenmez. Fakat öğretmenler zayıf öğrencileri teşvik etmeye ve onlara ayrıca özen göstermeye dikkat ederler.
 
Öğretimin merkezi öğretmendir. İlkokulda olduğu gibi öğrenciler kabiliyetlerine göre ayrılmazlar,bütün öğrencilere aynı eğitim verilir. Sınıflarda seviye grupları oluşturur. Geri kalan öğrencilerle ders saati dışında ki zamanlarda da ilgilenilmeye çalışılır.
 
Japonya’da eğitim öğretim yılı 1 nisanda başlar ve bir sonraki yılın  31 martında biter. Ders yılı , Nisan – temmuz ortası , eylül- aralık sonu ve ocak- mart sonu olmak üzere üç dönem halinde yapılır.
Cumartesi yarım gün olmak üzere haftada 5.5 gün okula gidilir. Yılda 240-250 iş günü vardır.
 
Japonya’da birinci sınıftan itibaren ahlak eğitimi ve özel çalımsalar dersi bulunmaktadır. Ahlak eğitimi Türkiye’de bir ders olarak 4. sınıftan itibaren okutulmaktadır.
 
Japonya’da yabancı dil öğretimi ilkokulda verilmemektedir.
 
Eğitimin yerel idarelerce yapılmasına da değinmek gerekir. Japonya gibi bir çok ülkede yerel idareler eğitim kurumları açabilmekte ve bunları yönetebilmektir. Böylece devletin yükü azaltılmış olmakta yerel idarelerin katkısı ile eğitimin maddi imkanları artmış olmaktadır.
 
Üniversiteler
 
Program olarak  hem lisans ve hem de lisans üstü eğitim vermektedirler. Genellikle 4 yıllıktır. Ancak tıp ,diş hekimliği , baytarlık ve ziraat gibi bazı bölümlerin öğretim süresi 6 yıldır.
 
Yüksekokullar
 
Lise mezunlarına 3 yıllık eğitim vermektedirler. Amaçları : öğrenilenlerin teknik alanda bilgi ve beceriyi edinmelerini sağlamak mezunlarını teknik dallarında meslek sahibi yapmaktır.
 
Teknik okullar
 
1962’den beri eğitim öğretim hizmeti veren bu okullar orta okulu bitiren örgencileri kabul etmekte ve teknisyenlerin eğitimi için 5 yıllık tam eğitim uygulmaktadırlar.
Japonya’da 85 yılından beri açık öğretim üniversitesinde yüksek öğretim verilmektedir. Ayrıca bazı üniversiteler gündüz çalışanlar için gece dersleri vermektedir.
Japon eğitim felsefesine göre Japon halkı yaşam boyu eğitilmelidir. Bu eğitim hem resmi hem de özel kuruluşlar tarafından verilmelidir. Halk evleri,gençlik merkezleri çocuklar için tabiat merkezleri müzeler kütüphaneler yaygın eğitim faaliyetlerini düzenleyen önemli kuruluşlardır. 
 
Görülüyor ki Japon milli eğitim sistemi Milli ülkü ile bütünleşip Japon Millet ’nin gelişimi üzerinde etkili olmaktadır. Büyük ülküler ülkü sahibi gençlerin omuzlarında yükselir. Bu bağlamda Türk dünyasında olması gereken milli eğitim sistemini şu şekilde tarif edebiliriz :
 
Milliyetçi Türkiye’de eğitimin her kademesi illi hedeflerin gerçekleşmesi yönünde ilerleyecektir. Bunun için Türk gençliği önce devlete millete vatana candan bağlı aydınlar olarak yetiştirilecektir.
 
Milli eğitim politikası tıpkı milli savunma politikası gibi iç politikanın dışında ve üstünde tutulacaktır. İktidarlar hükümetler ve bakanlar bu politikayı değiştiremeyecektir.
 
Her derecede okul kalite, liykat milliyetçik ve iyi ahlaklılık esasına göre ilerleyecektir.
Her Türk çocuğu anadili olan Türkçeyi mükemmel bir şekilde öğrenecektir. İlkokul mezunu yakın klasiklerimiz sayılan ZİYA  GÖKALP ’i, ÖMER SEYFETTİN ’i HÜSEYİN NİHAL ATSIZ ‘ı okuyup anlayacak seviyede yetiştirilmiş olacaktır.
 
Her Türk çocuğu milli şuur ve milli gurur ile dolu olacak şekilde eğitilecektir böylece nesilleri taklitçiliğe  sevk eden aşağılık duygusu ve yabancı hayranlığı ortada kalkacaktır. Buda ancak  onlara büyük bir milletin evlatları oldukları öğretilmek suretiyle sağlanacaktır.
 
Şüphesiz Türk milleti zorlu ve ezeli düşmanları bulunan bir milletir. Türk dünyası bu zorlu savaşa hazırlanmak için dersini iyi çalımsalı düşmanlarını ve zafiyetlerini iyi bellemelidir.  Artık büyük milletler top ile tüfek ile değil bilim, sanat ve toplum mühedisliği ile işgal edilmektedir. TÜRK Milleti bu oyuna gelmeyecektir. Ve kaderi birinci Göktürk devleti gibi olmayacaktır.
 



Bu sitede yer alan bilgiler Haberiniz adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
FaceBook'tan Yorumla

Yorum Yazın

Yorum yazabilmeniz için Üye Girişi yapmanız gerekmektedir.
Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.
Copyright © 2014 Haberiniz Ulusal Haber, Köşe Yazısı, Analiz, Fotoğraf ve Video Portalı. Tüm hakları saklıdır.