23 Mayıs 2012, Çarşamba
Anasayfa | Künye | İletişim | Haberiniz Olsun Ana Sayfan Yap Açılış Sayfası Yap | Haberiniz Olsun sık kullanılanlara ekle Sık Kullanılanlara Ekle | Haberiniz Olsun RSSRSS
Loading

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Röportaj
ITC Suriye Temsilci Yardımcısı Av. Aydın Maruf Selim, Erbil Gazetesine Konuştu...
12 Kasım 2011                         1031 kez okundu.
Röportaj / Muhammet Saffar

Bilindiği gibi Irak Türkmen Cephesi’nin (ITC) kurulduğu günden bugüne dek benimsediği siyaset ve dış politikası bellidir. Hem bölgesel, hem Irak, hem de dünya çapında izlediği politika ortadadır. ITC, Türkmenler için önemli bir kuruluş arz etmektedir. Bu önemli kuruluşun da kanatları vardır, ben ITC’de çalışmamdan dolayı bu da ITC için propaganda yapıyorum anlamına gelmiyor ki bu durum, yapılan son yerel ve genel seçimlerde ispatlanmıştır. ITC, Irak’ın siyasi sahasına önemli bir yer teşkil etmemekte, yani karar verme veya Irak’ın kaderini etkileyecek kararlar verme gücüne sahip değildir. Ama diğer guruplara göre daha güçlü olduğunu söyleyebiliriz. Irak’taki siyasi çekişme içinde önemli bir yeri olmasına karşın diğer gruplar kadar karar verme ya da karara etki edecek güçte olmadığı da ortadadır. Örneğin bugün ITC’nin Irak parlamentosunda Türkmen bölgelerinden seçilmiş 6 milletvekili vardır. ITC’nin bugünkü Türkmen siyaseti içinde onayı olmadan bir şey yapılması söz konusu değildir. ITC denildiğinde akla ilk gelen şey hem içten hem dıştan Türkmen siyaseti anlamına gelmesidir. Meseleye bu açıdan bakıldığında, ITC tüm dünya tarafından tanınmış bir siyası örgüttür. Örneğin ABD’de, Almanya’da, İran’da, Suriye’de ITC temsilcilikleri mevcuttur. Bunları söylerken amacım diğer siyasi partiler küçümsemek değil, tam tersi onların da destekleri ile ITC bu kadar güçlü bir hal almıştır.

Destekleri olmasaydı bu kadar güçlü olamazdık, çünkü ITC’nin varlığı Türkmenlerin varlığı demektir. Örneğin bugün Musul’da ITC’nin desteği olmadan orda bir Türkmen siyasi hareketi etkili olamazdı. Var olan bu gerçek, Erbil ve Kerkük için de geçerlidir. Geçtiğimiz günlerde Kerkük’te vali Kürtlerden seçilirken, meclis başkanı ITC’ye mensup olan bir Türkmen oldu. Bu bizim için çok güzel bir adım ve biz bu adımları da destekliyoruz. Yani kast ettiğim ITC’nin siyasi etkisi var fakat buradaki ITC dışında olan birçok grup ITC’yi eleştiriyor. Bu da ITC’nin ayakta olduğunu ve varlığını gösterirken diğer yandan da ITC’nin çok güzel bir politika izlediği ve yüzde yüz başarılı olduğu anlamına gelmez. Her siyasi grup hata yapabilir, bu siyasetin doğasında vardır. Son seçimde gördüğümüz gibi ITC Irakiye listesiyle seçimlere katıldı ve iyi bir oy aldı. ITC’ye sahip çıkmak her Türkmen’in görevidir.

Son seçimlerden sonra cumhurbaşkanın 3. Yardımcısı Türkmen olsun diye bir öneri getirildi. Neden üçüncü diye sorarsanız, çünkü Türkmenlere üçüncü millet olarak bakılmaktadır. Sorun cumhurbaşkanının Kürt, yardımcılarından birinin Sünni, birinin de Şii Arap olması değildir. Üçüncü de Türkmen olacaktı. Maalesef ki bu sadece sözde kaldı çünkü bazı guruplar sadece kendi menfaatlerini düşünerek bunun gerçekleşmesine izin vermediler. Biz de bu konuda iyi bir politika izlemedik, bizden bir aday istendi ve Irak Türkmenleri için bu görev önemli bir adımdı. Ama üzülerek söylüyorum bu konuda bir anlaşmaya, birleşmeye gidilemedi ve her grup bir aday gösterdi. En sonunda aday sayısı 8’e çıktı. Biz orda birleşemedik ve tek ses olamadık, bu da bizim yanlış çizdiğimiz siyaset, izlediğimiz politikadan oldu. Ama birinci sebep kendi aramızdaki anlaşmazlık olurken diğer bir sebep olarak da Irak’ta etkili olan bazı grupların bu yetkinin Türkmenlere verilmesine izin vermemesi olarak söylenebilir.

En son parlamentoda Şii gurubun cumhurbaşkanı yardımcılığı var; Adil Abdulmahdi, diğer yardımcı ise Sünni Tarık Haşimidir, cumhurbaşkanlığı 3. yardımcısı olma hakkını Türkmenlere vermeleri gerekirdi ama buna Şiiler engel oldular,  kendi adamlarını gönderdiler. Arap Şii grubu bu hakkı da bize çok gördü. O dönemde bizimkiler bunu kınadılar, biz bu davranışları şahsi olarak görüyoruz ama bu davranışlar toplumun ilişkisine zarar veriyor. İnşallah ileride Cumhurbaşkanlığı yardımcılığı Türkmenlere verilir çünkü bu Türkmenlerin hakkıdır. Türkmen halkı bundan çok daha fazlasını hak ediyor. Burada önemli bir şey daha söylemek istiyorum, biz Irak’ta üçüncü çoğunlukta millet olabiliriz ama 1920’den beri Irak siyasetine etkimiz ve faydamız olmuştur ve esas unsur haline gelebildik. Biz dördüncü veya ikincide olabiliriz  ama hep söz sahibi olduk, siyasi sahada bir dengeyi sağlamayı başardık. Türkmenler hiç bir zaman Irak’ın bölünmesi için bir siyaset izlemedi veya terör olayına katılmadı ya da bir silahlı güce yardım etmedi. Daima barışçı bir tavırla ve diyalogla, anlayışlı bir şekilde Kuzey Irak Yönetimiyle ve Irak Merkezi Yönetimiyle bu şekilde mücadelede bulunmuştur. ITC bütün muhalefet toplantılarına katılmıştır. Türkmenler kültür sahibi oldukları için bu sahada etkili siyasi bir rol üstlenmişlerdir. Bu yüzden kimse Türkmenlerin cumhurbaşkanı veya başbakan olması hakkını elinden alamaz çünkü bu şahsi bir konu değildir.
 
TÜRKMEN VEKİLLER BİR KİTLE OLUŞTURAMIYORLAR...
 
Şu ana kadar biz orda bir Türkmen kitlesi oluşturamadık. Bunun nedeni ise bizim siyasi tecrübemizin daha o seviyeye gelmeyişidir. ITC’den 6, TAHALÜF El-VATANİ’den Türkmen Şii kardeşlerden ve diğer gruplarda toplam 10-12 kişi milletvekilimiz var ama ne yazık ki şimdiye kadar tek grup haline gelemediler.

Türkmen’in sesini daha da güçlü hale getirmek için, bu en kolay iştir. Şimdi her grup bir siyasi kitleden geldiği için tek çatıda birleşmeyi başaramıyoruz. Bu durum sadece bizde değil bu Kürtlerde de böyle, örneğin Kürtlerin değişim listesi var diğer Kürdistan listesiyle birleşmiyor, çünkü onlara karşı muhalefet durumdalar. Bizim bunu örnek almamamız gerekir. Çünkü bizim birleşmemiz ve daha güçlü olmamız gereklidir. Ama ne yazık ki bunu üzülerek söylüyorum suç bizim, milletvekillerimiz de bir araya gelmiyorlar. Görüş, düşünce farklılıkları veya siyasi grup farklılıkları olabilir ama Türkmen davasını
düşünüyor, Türkmen davasına sahip çıkmak istiyorlarsa, bunu net olarak söylüyorum tek çare birleşmektir.

 Bizim mollalarla veya gruplarla, İslamcılarla, komünistlerle veya Şii’yle-Sünni’yle işimiz olmaz. Bir örnek veriyim; Şeyh Taki El-Mevla, eğer Telafer’de Türkmen olmasaydı ve Türkmenler oy vermeseydi asla milletvekili olamazdı. Orada Türkmen olduğu için, Türkmen, davasına sahip çıkması gerekir. Bu verdiğim örnek diğerlerini de kapsıyor, bu nedenle hepsinin birleşmesi şarttır.
 
BİZİM DE DEĞİŞİME İHTİYACIMIZ VAR...
 
ITC 3 yılda bir kurultay yapmaktadır. İlk ve ikinci kurultay Erbil’de gerçekleşirken, 2003 ve 2008 yıllarında
da Kerkük’te yapılmıştır. Şimdi 2011’deyiz ve kurultay yakınlaştı, bunun için hazırlıklar hızla sürüyor. Bu normal bir şey her parti yenilikler yapmaktadır. Irak’ta seçim yapıldı ve hükümet kuruldu, bundan sonrası için önemli olan İnsanların değişiminden çok siyasi, ekonomik ve bölgesel değişimlerdir. Bugün birçok kişi ITC’yi eleştırıyor ve ITC’nin içine girmiyorlar. Bizi eleştiren kişilere, gelin beraber çalışıp bir değişim yapalım diyoruz. Çünkü bizimde değişime İhtiyacımız var ben kişi değişimi yapalım demiyorum, bu siyaset değişimi, iç politika veya dış politika değişimi olabilir.

Ben öyle düşünüyorum. Belki bu defa daha farklı olabilir. Bu değişim, kongreyle olmayabilir ama kendi aramızda oturup konuşarak yeni insanların bu sahaya girmesini tavsiye veya tercih edebiliriz.
 
ITC’NİN ERBİL’DE SEÇİMLERE KATILMASI, ERBİL TÜRKMENLERİ İÇİN GURUR VERİCİDİR...

Türkmenler olarak sadece Erbil’de ITC adına seçimlere katıldık ve ne yazık ki kazanmadık ama büyük bir siyasi varlık büyük bir moral ve manevi güç kazandık. Erbil’deki insanlar bir kez daha ne kadar ITC’ye bağlı olduklarını vurguladılar ve kanıtladılar. Bunun kanıtı da bütün Türkmen adayların içinden Erbil’de ITC’nin hepsinden daha fazla oy almasıdır. Ben orda yaklaşık 18 bin oy aldım, ama geçen seçimde olduğu gibi bu defa da hileler yapıldı. Gerçek rakamları göstermediler, Irak Yüksek Seçim Kurumu’na gerçek bilgileri vermediler, çünkü bizim bölgedeki seçim kurulu 2 siyasi partinin kontrolü altında. Bizim 2800 oy aldığımızı gösterdiler, biz yapılanı kınadık ve bunu kabul etmedik. Yine de en büyük avantajımız manevi güç ve kazandığımız tecrübe oldu. ITC bütün Türkmeneli bölgesinde seçimlere Irakiye listesiyle katılırken, bir tek Erbil’de ITC bayrağı ile seçime katıldı. Bu Erbil Türkmenleri için ve diğer Türkmenler için gurur vericiydi. Bildiğimiz gibi ITC Erbil’de kuruldu ve yine Erbil’de ITC’ye sahip çıkıldı. Biz ileriki seçimlere ITC bayrağıyla katılarak inşallah başarılı olup daha iyi sonuçlar elde ederiz.
 
BÖLGESEL KÜRT YÖNETİMİ PARLAMANTOSUNDAKİ TÜRKMEN PARLAMENTERLER,
TÜRKMENLERE KARŞI YAPILAN HAKSIZLIKLARA SESLERİNİ ÇIKARMIYORLAR...
 

Bölgesel yönetim parlamentosuna gelenler 25 Temmuz 2009’da yapılan seçim sonrası görevlerine başladırlar. Seçime katılan siyasi partiler içinde ITC’nin desteklediği Erbil Türkmen listesi 1 aday kazandı, diğer partilerden ise 4 aday geldi. Bizim bu duruma da itirazımız oldu. Bir Türkmen partisinin Dohok’ta 15 bin oy alması imkânsız çünkü Dohok’da toplam 200-300 Türkmen var ve Erbil’de 80 bin oy aldılar. Bu çok mantıksız bir oran. Biz o dönemde de bu neticeyi kabul etmedik. Oraya gelen Türkmen vekillere bizim hiç bir eleştirimiz yoktur, bizim itirazımız sisteme vardır. Çünkü bölgeden Türkmenlerin 2 bin oy alması imkânsız, nedeni ise orda sadece Kürtler yaşıyor. Biz hepimiz Erbil’deyiz, Erbil’in durumunu biliyoruz. Bunlar sadece bize yapılmadı, diğer partilerede yapıldı. Gelecek seçimlerde bunların gerçekleşmemesini diliyoruz, çünkü bunlar başarılı insanların oraya gelmesine engel oluyor. Orda 5 parlamento üyemiz var. Benim onların şahsına hiç bir şekilde diyecek bir lafım yok ama Türkmen konusunda ne yazık ki çok pasifler çünkü başka amaçlarla oraya gitmişler. Parlamentoya girdikleri an, ilk olarak onların birleşmesi ve Erbil’deki Türkmen siyasi davası için bir şeyler yapmaları gerekliydi. Bizim oradaki milletvekillerimizin hepsine saygımız var ama ben siyaset konusunda fikrimi beyan ediyorum. Yaptıkları yanlışlar var, Türkmenlere yapılan hakksızlıklara karşı hiç bir şekilde seslerini çıkartıp tepki göstermiyorlar. İşte bizim için önemli olan Erbil’de uygulamada sahada iş yapmak. Bizim o bölgede çalışan, bu işle ilgilen kişilere saygımız var ama bazı grupların baskısı altında kalarak gerçek işlerini unutmuşlar ya da yapamıyorlar.
 
ITC EYLÜL AYINDA ERBİL VİLAYET SEÇİMİNE HAZIRLANIYOR...

Eylül ayında Erbil’de vilayet seçimi yapılacak. Biz şimdiden seçime katılım için çalışmalarımızı başlattık.
O bölgede muhalefet gruplar var ve ortalarda bir erken seçim söylentisi dolanıyor tabi zamanı geldiğinde biz de buna göre çalışmalarımıza yön vereceğiz. Türkmenler tek çatı altında toplanabilir, siyasi partiler değil, bunun için de çalışmalarımız sürüyor. Ama Türkmen siyasi partiler Erbil’de ITC, Türkmen Kardeşlik Ocağı(TKO) ve Erbil Türkmen listesi ve bazı şahsiyetler bunların dışında kalan siyasi partiler hiç birinin siyaseti, politikası kendi elinde değil ve hiç biri tanzimat ve teşkilat sahibi değiller. Bu yüzden hepsinin aynı çatı altına gelmesine gerek yoktu sadece saydığım 3 grup bir de Türkmen Bağımsız Hareketi’dir. Bunların dışındaki gruplara gerek yok, benim hepsine saygım var ama bunlar gerçek ve gerçekten kaçınılmaz.
 
YAKINDA ERBİL’DE ITC BÜROLARI AÇILACAK...
 
Biliyorsunuz 2005’ten bu yana Erbil’de bulunan bürolarımızı, TV kanalımızı, radyomuzu KDP desteğile ele geçirdiler, hala bu problemler devam ediyor ama inşallah yakında bürolarımız açılacak çünkü bu bizim hakkımız.
 
GENÇLER TÜRKMEN’İN GELECEĞİDİR...

Tabi Türkmen gençliği, Türkmen öğrencileri toplum için çok büyük bir önem arz etmektedir. Ben gençlik hareketi içinde yetişerek bugüne geldim. Türkmen gençlik hareketini bilen kişilerdenim. Gençler Türkmenlerin geleceğidir, kendilerini çok iyi yetiştirmeleri gerekli. Türkmen siyasetçileri de öğrenci ve gençlere farklı bir gözle bakmalı, onları yetiştirmesi zorunludur. Bugün baktığımızda Türkmen siyasi sahasında olan Türkmen öğrenciler bir öğrenci birliği yerine birçok örgüte üye. Bazı gruplar tarafından kullanılıyorlar. Öğrencilerin bu oyuna gelmemesi lazım Kerkük’te, Öğrenci Birliği ve Fatih Torunları Birliği var. Bunun yerine merkezi Kerkük’te bulunan bir öğrenci birliği kurulması ve diğer bölgelerde temsilciliği hatta yurt dışında da temsilciği olması gereklidir. Gençler birliğine bir tavsiyem; en yakın zamanda bir kongre düzenleyerek sadece Irak’taki öğrenciler değil her yerden temsilcilerin katılımıyla tek bir Türkmen öğrenci birliği kurmaları için çalışmalara başlamalarıdır. Şimdi de çalışmaları var ama daha aktif olmaları gerektiğini düşünüyorum.
 
Erbil Gazetesinin ilk sayısını canı gönülden kutlarım, başarılar dilerim. İnşallah gelecekte Erbil’de bulunan toplumların arasında olumlu ve büyük bir köprü kurulması için vesile olacaktır.

Erbil Gazetesi

Bu sitede yer alan bilgiler Haberiniz adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

geri
geri

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Copyright © 2012 Haberiniz Ulusal Haber, Köşe Yazısı, Analiz, Fotoğraf ve Video Portalı. Tüm hakları saklıdır.